Gelişine vurduuuu veeeee ...

Bu, gelişine vurmak için yaptığım ilk girişim,dolayısıyla da ilk heyecan. Malum ilkler kolay kolay unutulmaz. Ne kadar yaparsan yap o ilk anın heyecanını,hissi bir türlü gitmez zihinlerden. Aynı zamanda da ilklerde yapılan hatalar ve eksikler her zaman hatırlanır. Her zaman zihinlerden keşke birincisi ile değil ikinci üçüncü deneyimle başlayabilsem diye de geçiririz çoğu zaman ama olmaz işte.Benim ki de böyle bir girişim işte ikinci tadında başlamayı umduğum gelişine ilk vuruş girişimim.

İşin korkutucu olan yanlarından biri ise bu gelişine vurma girişiminin ilk kısmındaki aksama. Yani gelişte yaşanabilecek olası sıkıntı. Ya gelmezse ?

İllaki gelecektir elbet amma velakin gelişler sıkıntılı olabiliyor zaman zaman. Bazen beklersin beklersin beklersin ama bir türlü gelmez. Düşündüğün hayal ettiğin şeyler ile beklediğin şeylerin arasında ters ilişkinin varlığından mütevellit herşey tersine gidebilir. Tersliklerden kork ey yiğidim. Terli terli su içmekten korkma, çıplak ayakla yere basmaktan korkma, ıslak halde duş perdesine dokunmaktan korkmada böylesi terslikler ile karşılaşmaktan kork.

Karşılaşmak zordur, göz göze bakışmayı gerektirir. Baktığın gözlerden içeri girersin de karşılaştıklarının sindirimine uğrarsın da kaybolursun o tersliklerde. Evlerden ırak. Allah düşmanımın başına vermesin derler ya tam o hesap işte. Yani Allah düşmanımın eline koluna dizine dursun, her yerine versin de başına vermesin. Baş önemli sonuçta malum. Akıl yaşta değil başta diye boşuna söylememişler. Bu kadar önemli olmasa neden böyle densin sonuçta bir bildikleri var ki söylemişler. Düşünsene bu lafı ilk söyleyen insan ile karşısına geçen insanın ilk diyoloğunu.
-Akıl yaşta değil baştadır oğlum.
-Hadi be uyduruk uyduruk lafları nereden buluyorsun böyle
-Birşey biliyoruz da söylüyoruz kardeşim, tecrübe konuşuyor burda.

 Evet gerçekten de öyle ağzı olanın konuştuğu gibi birşey bilen de konuşuyor. Yani ağzı olanın konuştuğu küme her koşulda birşey biliyor da konuşuyor kümesini her daim kapsasa da her ikisi de aynı işi yapıyor. Gelgelelim biliyoruz da konuşuyoruz pek bir havalı, kendinden emin. Ayrıca bir cool duruyor. Dahil olduğu ağzı olan konuşuyor kümesinin adeta daha spesifikleşmiş ve uzmanlık kazanmış hali. Ee uzmanlık kazanmış sonuçta bir alanda dolayısıyla ister istemez biraz gururlanma,böbürlenme ve ego olacak bitabi. O ego yapmasın da kimler yapsın. Koskoca biliyor bir kere, başlı başına muhteşemliğe giden yolda atılan dev bir adım. Adım adım geliyor işte insanın üstüne kelimeler yavaş yavaşta olsa. Mühim olan gelen bu dev adımları karşılayabilmekte. Yani onları münasip şekilde ağırlayıp sonra bakkala gönderebilmekte. Uzmanlaşmş insanlardan ve egolardan bahsediyorum. Onları diyorum bakkala göndermek icap eder diyorum. Bakkala göndermek adeta gelişine vurmadan önce yapılan en estetik hareket. Vücut çalımı atıp, tamamen onu saf dışı bırakmak. Umarım bu yazı başlı başına bu estetiğin kendisine örnek olabilmiştir,zira benim bu ilk gelişine vurma girişimim.
Eksiğim olduysa affola ...

0 yorum:

Yorum Gönder