yeter artık! kardeş kanının akmasına son!

Şırnak ta yaşanan vahşice saldırı sonucu 15 tane canın yaşamını yitirmesi gerçektende herkesi çok fazla üzdü.Ülkede kardeşlik seslerinin yükseltilmeye çalışıldığı,hem Türk hem de Kürt milliyetçiliğine karşı hareketin oluşturulmaya çalışıldığı, diyalog yollarının yavaş yavaş açıldığı bir dönemde böyle bir üzücü olayın gerçekleşmesi ülkede bir çok dengeyi altüst etti.Yaşanan acı olaylardan dolayı bazı çevrelerin yaptığı milliyetçi katkıların da etkisi ile ülke gündemine tezkerede girmiş oldu.Şu sıralar sınır ötesi müdahale planları ve hazırlıkları yapıla dursun ülkede sınır ötesine müdahaleye karşı çıkan gruplardan pek ses çıkmıyor.Muhtemelen bunun sebebi milliyetçi,ulusalcı cephe tarafından vatan haini olarak damgalanmak ve insanlardan tepki görme korkusu olsa gerek.Oysa ki yaşanan olayların duygusallığı ile hareket ediliyor ve akılcı çözümler üretilmiyor.Yapmak istediğimiz hamleler genelde duygusallıkla alınmış ve korku temelinde kararlar oluyor,fakat asıl sorunun temeline inildiğine inanmıyorum.Tabi ki de bende ülkemin diğer insanları gibi ölen askerlerimize çok üzülüyorum ve bu terör olayının bir an önce durdurulmasını istiyorum,fakat diğer insanlardan farklı olarak sorunun içimizde olduğu gibi çözümünde dışarıda değil yine içimizde bulunabileceğine inanıyorum.İçeride yapılması gerekenin Kürt vatandaşlarımızın kendilerini özgürce ifade edebildikleri,baskı görmedikleri ve doğu bölgemizde yaşanan işsizlik probleminin ortadan kaldırıldığı bir ortamın oluşturulmasıdır.Özellikle yeni iş sahalarının açılması Türkiye’nin bir çok sorununu ortadan kaldıracak.Örnek vermek gerekirse doğuda bölgenin iklimi ile uyumlu, iklim şartlarından çok ağır bir şekilde etkilenmeyecek ufak ama halkın öz, kolektif gücü ile üretim yapacağı küçük işletme yerleri açılabilir.Doğuda tüm bölgeyi kapsayacak şekilde,yaygın ufak işletmelerin açılması ile insanların birincisi işsizlik sorununu ortadan kaldırmış olacağız ve insanların üretim sürecine katılmasını sağlamış olacağız.İkincisi bu küçük işletmeler yapıları gereği bölgede ki aşiret ağalarının etkinliğini azaltmış ve bölgenin feodal bağlarını kırmış olacağız.Kırılan bu bağlar sayesinde doğuda yaşanan ,kadınlar üzerinde kurulan baskının,törenin etkisini azaltmış ve kadınlarımıza iyi bir eğitim desteği ile de kendini ifade etme ortamı yaratmış olacağız.Üçüncüsü bölge insanı bu işletmelerden kazanç elde ettiği için doğal olarak o kuruluşlara sahip çıkacak ve bölgede terör örgütünün barınmasına, kendi bölgelerini koruyarak engel olmuş olacak.Böylece terör örgütünün bölge insanı ile kurulan bağı kesilmiş ve sahip olduğu halk desteğini kaybetmiş olacak.Dördüncü olarak bölgede üretim artışına bağlı olarak insanların sosyal talepleri değişecek ve bölge insanı üretim sürecinin sonucu elde ettiği gelirlerle kendi bölgelerini eğitim,kültür alanında daha fazla geliştirebileceği bir ortam bulacak.Böylece bölge eğitim düzeyi olarak ta yükselecek ve ülkemizde eğitim olanaklarına ulaşma şansı ülkenin diğer kısımlarıyla benzer seviyelere gelecek.Belki de tüm bu süreçler sonunda doğu bölgesi ülkemizin kalkınmasında itici güç olacak ve bu sayede eğitim,sağlık,terör,kadın hakları,işsizlik,aşiret ağaları gibi problemleri çok kısa bir sürede olmasa da çözüme kavuşturacaktır.Fakat unutulmaması gereken nokta yapılan bu hamleleri bölge insanını kendini ifade edebildiği,özgürce konuşabildikleri ve taleplerini rahatlıkla ifade edebildiği demokratik bir ortamda uygulamalıyız.Böylece terör sorununu ebediyen çözmüş ve doğuda ki vatandaşlarımızla birlikte kardeşçe yaşayacağımız adil,özgür,eşit ve hakça bir düzeni kurabiliriz.Yeter ki çözümü dışarıda değil içeride arayalım.Yarınlara dair umutlarımızın gerçeğe dönüşmesi imkansız değil, sadece biraz istemek yeterli olacak güzel günler için…
                                                                                                      17.10.2007

0 yorum:

Yorum Gönder